NE KADAR BİLİRSEN BİL ANLATABİLDİKLERİN KARŞINDAKİNİN ANLAYABİLECEĞİ KADARDIR

Trafik güvenliği 5.sınıf 1.sınavı

15/11/2007 ·

.AŞAĞIDAKİ SORULARIN DOĞRU OLANLARINI İŞARETLEYİNİZ

 

1 .Okul geçitlerine veya çocukların oyun alanlarına yaklaşan bir sürücü ne yapmalıdır? (5puan)

a)Hızlanmalıdır              b) Uzaklaşmalıdır            c)    Araçtan inmelidir       d) Yavaşlamalıdır

2.  Aşağıdakilerden hangisi yolların bakım,onarım ve yapılanmasından sorumlu olan kuruluşlardan biri değildir? (5puan)

                                a) Karayolları Genel Müdürlüğü                           b) Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü

                                c) Milli Eğitim Bakanlığı                                       d) Belediyeler

3 . Aşağıdakilerden hangisi, trafik eğitimi ile ilgili hizmet veren kuruluşlardan biridir? (5puan)

                                a) Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü                    b)Karayolları Genel Müdürlüğü

                                c) Milli Eğitim Bakanlığı                                        d) Belediyeler

4.Aşağıdakilerden hangisi, trafiğin düzeni ve denetimi ile ilgili hizmet veren kuruluşlardan biridir? (5puan)

                                a) Milli Eğitim Bakanlığı                                       b) Emniyet Genel Müdürlüğü

                                c) Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü                    d) Belediyeler

5. Aşağıdakilerden hangisi, yaya gruplarının, gece yürüyüşlerinde görülebilmek için almaları gereken önlemlerden biri değildir? (5puan)

a) Açık renk giysi giymek                                      b) kol kola girerek Sol bankette yürümek

c) Üzerinde veya elinde yansıtıcı bulundurmak   d) El feneri ya da lamba gibi ışık kaynağı bulundurmak

6. Öğrenciler okula giderken hangi yolu tercih etmelidirler? (5puan)

                                a) Ev ve okul arasında en kısa yolu                         b)Ev ve okul arasında en uzun yolu                 c) Ara yolları                            

d) Yaya ve okul geçitleri düzgün olarak belirlenmiş ve ışıklı trafik işaretleri çalışır durumda olan güvenli yolu

7.Aşağıdakilerden hangisi,grup halinde yürüyen yayaların yapmamaları gereken davranışlardandır? (5puan)

a)Yaya yolunda yan yana,kol kola girerek yürüme

b)Yaya yolunda diğer yayaların geçişine engel olmayacak  biçimde yürümek

c)Yaya yolunda yüksek sesle gülmek,bağırmak

d)Yaya yolunda taşkın hareketler yapmamak

8. Grup halinde yürüyüş kuralları ile ilgili olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır? (5puan)

                a) Çevredeki insanları rahatsız etmekten ve gruptan uzaklaşmaktan kaçınılmalıdır.

                b) Toplu yürüyüşlerde karşıdan karşıya geçerken koşmalıyız.

                c) Toplu yürüyüşlerde yaya yolu kullanılmalıdır.

                d) Taşıt yolunun en sağ şeridinden, mümkün olduğunca tek sıra halinde yürünmelidir.

9.Aşağıdakilerden hangisi,trafikte tutarlı davranışlardandır? (5puan)

a) İşaret vermeden dönüş yapmak                       b) Kontrolsüz taşıt yoluna çıkmak

c) Sık sık şerit değiştirmek                                     d) Hız sınırlarına uymak

 

10.                    I-  Kavşakları, yaya ve okul geçitleri belirlenmiş yol.

                         II-  Gerekli güvenlik önlemleri alınmış yol.

                         III- Trafik işaretleriyle işaretlenmemiş yol.

     Yukarıdaki özelliklerden hangisi ya da hangileri güvenli yolun özelliklerindendir? (5puan)

   a) Yalnız I                               b) Yalnız II                                            c) I-II                                       d) I-II-III

 

B.AŞAĞIDAKİ İFADELERDEN DOĞRU OLANLARIN BAŞINA “D”,YANLIŞ OLANLARIN BAŞINA “Y” YAZALIM.

 

1.(      )  Trafik denetimini ve düzenini sağlamak Emniyet Genel müdürlüğünün görevleri arasındadır. (5puan)

2.(      )  Sürücü kursları açmak  ve bu kursları denetlemek milli eğitim Bakanlığının görevidir. (5puan)

3.(      )  Grup halinde yürüyüşlerde yaya yolu ve banketlerden yürümek gerekir.(5 puan)

4.(      )  Trafik polisi suç işleyenleri sürücü kurslarına bildirir.(5 puan)

C. AŞAĞIDAKİ SORULARI YANITLAYALIM

 

1.Gece yürümek zorunda kalırsanız nelere dikkat ediyorsunuz?(15puan)

 

Yorum (19) Yorum yaz!

keşkek

15/7/2007 ·

 

Kazanı görenin hemen canı keşkek çekiyor. Yada bu manzarayı hayatı boyunca hiç görmeyenler direk bu ne böyle  ya deyip farkına varmadan küçük dilini gösteriyor.

       Keşkek ülkemizin farklı bölgelerinde farklı usullerde pişirilip tüketilmektedir.Bu resimde gördüğünüz keşkek Muğla ili Kavaklıdere İlçesi Kurucuova köyüne ait Keşkekçi Mehmet Dedeye ait.Köyde bu usulde keşkek pişiren 5 kişi var.

       Keşkek burada biraz farklı demiştik.Her zaman pişirilmez,biraz masraflı ve zahmetlidir.Keşkek için bir kuzu veya oğlak (tavuk eti olmaz), bir dolu(yaklaşık 10 kg) dibekte dövülmüş buğday,kalaylı büyük kazan,3 kg tereyağ ve meşe odunu gereklidir.Bir gün önceden keşkekçiyle iş bağlanır.Köylüye haber verilir.Sabah namazından sonra keşkekçi gelir ve teçhzatı kurar.kazanın içersine oğlak eti bütün olarak bırakılır buğdayı ve suyu ilave edilir.odunlar kazanın altına değil kazandan uzak yanlardan ısı gelecek şekilde yakılır.Yaklaşık 6 saat kadar pişer burada.Sonra Köy halkı toplanır kazan başına gençler başlar tokmakla kazandaki keşkeği dövmeye.Sırayla yaşlılarda geçer.Kazan kenarında küçük çocuklarda vardır. Onlar sevecen bir şekilde azarlanır içine kaçacaksınız diye.Kazandaki keşkek dövüldükçe kemikler tokmağa gelir keşkekçi Mehmet Dede

kaşıkla onları alır içinde kemik kalmayıncaya dek.Sıra kızdırılmış tereyağının keşkek üzerine dökülmesine gelir ordan bir ses işitilir:

       -Sami'ye ayırın o yağlı ve tuzlu yemez.Başka bir ses

       -Neşet'i unutmayın adam hasta dokunur

        Mehmet dede onların keşkeğini ayırır.Arkasından doldurur tuzu.Bağırırlar hemen,

       - "Milleti tekset edeceksin."diye alaycı alaycı.

       Keşkek kepçeyle sinilerin üstüne doldurulur.5-6 kişi bir olup bu sinilerden keşkeğe yumulurlar.Kimisi homurdanır çok tuzlu,yok buğdayı iyi dövülmemiş ve birçok hayıflanmalar.Fakat tepsideki keşkek bittikten sonra bir tepsi daha doldurturlar.Hüseyin Hoca'nın  amin sesiyle herkes kaşıkları bırakır, dua okunur "Allah gabıl etsin" .

       -Duadan sonra "40 kaşık daha alacakmışsın" der ordan biri. Bir kahkaha kopar.

       Ne diyeyim ben afiyet olsun.

 

 

                                                                           Feyzullah ARSLAN

                                                                              2006 Ağustos

 

 

Yorum (11) Yorum yaz!

müjde! trafik dersi zümresi burada(2006-2007)

25/10/2006 ·

ANTALYA MERKEZ PROF. İHSAN KOZ  İLKÖĞRETİM OKULU

2006-2007 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 4.5. ve 8.SINIFLAR TRAFİK VE İLKYARDIM EĞİTİMİ DERSİ 1.DÖNEM  ZÜMRE

ÖĞRETMENLER  KURUL  TOPLANTI  TUTANAĞI

Toplantı No                    : 1

Tarih                              :  08.09.2006

Toplantıya katılanlar      : Okul Müdürü SADIK ÖZYURT, 4.5. ve 8.sınıflar trafik ve ilkyardım eğitimi dersi öğretmeni (Müdür Yardımcısı)  Feyzullah ARSLAN

                                         

                                           GÜNDEM

1.Saygı duruşu ve İstiklal Marşı

2.İlköğretim Kurumlar Yönetmeliğinin incelenmesi

3.Mesleki ve eğitim alanındaki yeni gelişmelerin incelenmesi

4.2006-2007 Yıllık çalışma takviminin incelenmesi

5.Bir önceki yıl öğrenci başarı durumunun incelenmesi,karşılaşılan güçlüklerin ve çözüm yollarının belirlenmesi.

6.Yeni müfredatın incelenmesi.

7.Atatürkçülükle ilgili konuların(2504 sayılı T.D.) incelenerek  ünitelere eşit olarak dağıtılması.

8.Eğitim-öğretimi artırıcı hususların belirlenmesi,çevre özelliklerinin incelenmesi ve alınacak önlemlerin tespiti.

9.Derslerde izlenecek yöntem ve tekniklerin,yapılacak deney gezi,gözlem ve araştırmaların

belirlenmesi

10.Ders araç ve gereçlerinin belirlenmesi,yararlanma durumu ve temin edilmesi

11.Yıllık ve ders  planların yapılmasındaki esaslar

12.Diğer sınıf ve branş öğretmenleri ile iş birliği

13.Derslerin değerlendirilmesi.

14.Dilek ve temenniler

15.Kapanış

 

                                                        

     08/ 09 / 2006  Tarihinde Prof. İhsan Koz  İlköğretim okulu Müdür yardımcısı odasında Okul Müdürü Sadık ÖZYURT, 4.5. ve 8.sınıflar trafik ve ilkyardım eğitimi dersi öğretmeni  Feyzullah ARSLAN’ın hazır olarak toplantı yerinde bulundukları görülerek gündem maddeleri gereği toplantıya geçildi.

      1. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı söylendi.

      2.  İlköğretim Kurumlar Yönetmeliğinden ilköğretimin amaçları ders öğretmeni Feyzullah  ARSLAN,tarafından okundu.

            3.  Mesleki ve branşlarla ilgili çalışmalar öğretmenler tarafından incelendi.Ders öğret-

meni Feyzullah  ARSLAN,geçmiş eğitim yıllarında 6. ve 8 . sınıflarda işlenen trafik ve ilkyardım dersinin kademeli olarak 4. ve 5 .sınıflarda uygulanmaya başlandığını müfredatında değiştiğini(ağustos2006) yıllık planların içeriğinin farklılaştığı hakkında bilgi verdi.

      4.  2006-2007Çalışma takvimi incelenerek ,iş günü sayısı belirlendi.

Buna göre  1.Dönem: 89 İş gün ,2.Dönem:91 İş günü olduğu tespit edildi.Ayrıca yarıyıl tatilinin . 26 Ocakta başlayıp     12 Şubat 2007’de biteceği belirtildi.Yıl sonunun 19 Haziran 2007 olduğu belirlendi.

         5. Öğretmen Feyzullah  ARSLAN söz alarak 8.sınıf öğrencilerinin 2005-2006

Eğitim-öğretim yılında başarılı olduğunu belirtti .

        6. Yeni müfredatla ilgili olarak 17.07.2006 tarihli bakanlık kararı okundu.( Bakanlığımız “Acil Eylem Planı”nda yer alan SP–13 tedbir maddesi gereği, “İlköğretim ve ortaöğretim düzeyinde öğretim programları tasarımı projesi” kapsamında, Başkanlığımızda kurulan Özel İhtisas Komisyonu tarafından hazırlanarak Kurulumuzda görüşülen, “İlköğretim Trafik ve İlk Yardım (4 ve 5. Sınıf) Dersi Öğretim Programı”nın,  2007–2008 Öğretim Yılından itibaren uygulanmak üzere ekli örneğine göre kabulü,

 

Söz konusu programa göre okutulacak ders kitaplarının;

1. Ders kitabı, öğretmen kılavuz kitabı ve öğrenci çalışma kitabı ile birlikte takım hâlinde yeniden yazılması,

2. Baskıya hazır nüshalarının incelenmek üzere Başkanlığa ilk başvurularının, 2007 yılının Ocak ayında ve bunlardan Mayıs ayının son iş gününe kadar kabul edilenlerin, Haziran ayında yayımlanacak Tebliğler Dergisinde duyurusunun yapılması,

 

Kurulumuzun 03.11.1997 tarih ve 155 sayılı Kararı ile kabul edilen “İlköğretim Trafik ve İlk Yardım Eğitimi  (6 ve 8. Sınıf) Dersi Öğretim Programı”nın 6. sınıfının 2007–2008 Öğretim Yılından; 8. sınıfının ise 2008–2009 Öğretim Yılından itibaren uygulamadan kaldırılması,kararlaştırıldı.)

 

        7.  Atatürkçülük konuları:04.08.1998 ve 2504 sayılı tebliğler dergisine göre

alınmasına birlikte karar verdiler.

            8.  Eğitim öğretimde daha etkin ve başarılı olunması için öğretmen Feyzullah ARSLAN, Okul –Aile işbirliğinin mutlaka sağlanması ve öğretmenlerin birlik ve dayanışma içinde çalışmasının ,yeni uygulanan yöntem ve teknikler hakkında birbirlerine bilgi verilmesinin önemini belirtti .

Ayrıca bulunduğumuz çevreye uygun olarak ihtiyaçlar doğrultusunda eğitim ve öğretimin kalitesinin artırılması öngörüldü. Sadık ÖZYURT Okul idarecileri olarak bu konuda her zaman yardımcı olmaya hazır olduklarını belirtti.Birlik ve beraberlik içinde yıl boyunca çalışılması kararlaştırıldı.

         9.  Eğitim yılı  boyunca,Yöntem –teknik olarak  Anlatım,Soru-Cevap,

Okuma,Beyin fırtınası,problem Çözme,Gösteri,Tümevarım,Tümdengelim,Tartışma,Rol oynama,Dramatizasyon,Haritadan gösterme,Gösterip yaptırma ,Yaparak ve yaşayarak öğrenme,Gözlem,Deney, Gezi,Araştırma gibi yöntemlerin konunun özelliğine göre kullanılmasını benimsendi.

           10. Ayrıca ders öğretmeni Feyzullah  ARSLAN etkili bir öğrenmenin öğrencilerin daha fazla duyu organlarına hitap eden araç-gereçlerle sağlanabileceğine işaret ederek mümkün olduğu kadar çok kullanılmasının yararlı olacağını belirtti

Bu görüşe Okul Müdürü Sadık ÖZYURT,okulda bulunan tüm araç gereçlerle öğretmen

lerin hizmetinde olduklarını belirterek katıldı.

         11. Ders öğretmeni Feyzullah  ARSLAN Yıllık,ders planlarının hazırlanmasında

Sürekli işbirliği içinde olunmasının yararlı olacağını söyledi. Öğretmenler planları

hazırlarken     155 Sayı ve  03.11.1997 tarihli  İlköğretim Trafik ve İlk Yardım (4 ve 5.Sınıf)  Dersi Öğretim Programına göre alınmasına karar verdi

       12.Ders Öğretmeni Feyzullah ARSLAN  Okulumuzda bulunan branş ve sınıf öğretmenleriyle İşbirliği yapmanın önemine değindi.

        13. Trafik ve ikyardım eğitimi dersinden dönem başı 2 yazılı sınav yapılacak. Öğrencilerin başarıları sınavlarla birlikte proje, , ders içi performanslarına dayalı olarak değerlendirilecektir.

(Öğrenciler, bir ders yılında istedikleri ders veya derslerden bireysel ya da grup çalışması şeklinde en az bir proje; her yarıyılda derslerden bireysel ya da grup çalışması şeklinde en az bir performans ödevi hazırlar.)

PROJE VE PERFORMANS ÖDEVLERİ

a.Bulunduğunuz yerin trafik bakımından özellikleri ve tehlikeleri

b.Çevremiz sınırları içinde görülen trafik eksiklikleri nelerdir?

c.Trafikte seyir halinde bulunan araçlarda bulunması gerekenler nelerdir?neden gereklidir?olmadığı zaman neler yaşanabilir?Örneklendiriniz.

ç.Trafikte yayalara düşen görev ve sorumlulukları belirleyiniz.

d.Çevrenizdeki bir polisten trafik denetimi yaparken yaptığı hareketlerin ne anlama geldiğini öğreniniz.Çizim ve açıklamalarını yapınız.

e.Bir trafik polisinin görevleri nelerdir?hakkında bilgi edininiz.

f.Trafik tehlike uyarı işaretlerinin çizimini yapınız. Anlamlarını yazınız.

g. Trafikte sürücülere düşen görev ve sorumlulukları belirleyiniz.

h.Taşıtlara iniş ve biniş kurallara uymayan yolcular açısından gereği ve önemini örneklendirerek açıklayınız.

ı. Çevremizde bisiklet kullanan kişilerin yapmış oldukları hatalı davranışları not ederek sakıncalarını ve olumsuzluklarını değerlendiriniz.

i.Trafik kazalarının ülke ekonomisine verdiği zararları araştırınız.

j.Bir kaza durumunda nasıl davranılması gerektiğini araştırınız.

k.Trafik kazalarını azaltmak için sürücüye ve yayaya düşen görevleri araştırınız.

   14.  Okul Müdürü Sadık ÖZYURT ,çok verimli bir zümre olduğunu belirterek

2006-2007 Eğitim-Öğretim Yılında başarılar dileyerek toplantıyı

kapattı.

 

 

 

 

    Feyzullah ARSLAN                                                         Sadık ÖZYURT

       Ders  Öğretmeni                                                               Okul Müdürü

 

                             

                                    

 

                                                                  

 

 

                                      

 

                           

                                                     

 

Yorum (14) Yorum yaz!

bereket

29/9/2006 ·

HALİL İBRAHİM BEREKETİ

Vaktiyle birbirini çok seven iki kardeş varmış...

Büyüğü Halil... Küçüğü ise İbrâhim...

Halil; evli, çocuklu. İbrahim ise bekârmış...

Ortak bir tarlaları varmış iki kardeşin...

Ne mahsul çıkarsa, ikiye pay ederlermiş... Bununla geçinip giderlermiş...

Bir yıl, yine harman yapmışlar buğdayı. İkiye ayırmışlar... İş kalmış taşımaya...

Halil, bir teklif yapmış :
- İbrahim! Kardeşim, ben gidip çuvalları getireyim. Sen buğdayı bekle.
- Peki abi demiş İbrahim...

Ve Halil gitmiş çuval getirmeye... O gidince, düşünmüş İbrahim:

- Abim evli, çocuklu. Daha çok buğday lazım onun evine. Böyle demiş ve kendi payından bir miktar atmış onunkine...

Az sonra Halil çıkagelmiş.
- Haydi İbrahim, önce sen doldur da taşı ambara demiş
- Peki abi..!

İbrahim, kendi payından bir çuval doldurup düşmüş yola...
O gidince, Halil'i düşünmüş: Demiş ki:

- Çok şükür, ben evliyim, kurulu bir düzenim de var. Ama kardeşim bekâr. O daha çalışıp, para biriktirecek. Ev kurup evlenecek.

Böyle düşünerek, Kendi payından atmış onunkine birkaç kürek...

Velhasıl, biri gittiğinde, öbürü, kendi payından atmış diğerine.
Bu, böyle sürüp gitmiş...

Ama birbirlerinden habersizlermiş.
Nihayet akşam olmuş. Karanlık basmış.
Görmüşler ki, bitmiyor buğdaylar.
Hatta azalmıyor bile...

Hak Teala bu hali çok beğenmiş.
Buğdaylarına bir bereket vermiş, bir bereket vermiş ki...

Günlerce taşımış iki kardeş, bitirememişler.
Şaşmışlar bu işe...
Aksine çoğalmış buğdayları.
Dolmuş taşmış ambarları.

Bugün "Bereket" denilince, bu kardeşler akla gelir.
Bu bereketin adı: Halil İbrahim bereketidir...

Yorum (3) Yorum yaz!

HAN DUVARLARI

16/9/2006 ·


 

-Osmanzade Hamdi Bey'e-
    Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı,
    Bir dakika araba yerinde durakladı.
    Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar,     
    Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar...     
    Gidiyorum, gurbeti gönlümle duya duya,     
    Ulukışla yolundan Orta Anadolu'ya.     
    İlk sevgiye benzeyen ilk acı, ilk ayrılık!     
    Yüreğimin yaktığı ateşle hava ılık,     
    Gök sarı, toprak sarı, çıplak ağaçlar sarı...     
    Arkada zincirlenen yüksek Toros Dağları,     
    Önde uzun bir kışın soldurduğu etekler,     
    Sonra dönen, dönerken inleyen tekerlekler...     

    Ellerim takılırken rüzgârların saçına
    Asıldı arabamız bir dağın yamacına.     
    Her tarafta yükseklik, her tarafta ıssızlık,     
    Yalnız arabacının dudağında bir ıslık!
    Bu ıslıkla uzayan, dönen kıvrılan yollar,
    Uykuya varmış gibi görünen yılan yollar
    Başını kaldırarak boşluğu dinliyordu.     
    Gökler bulutlanıyor, rüzgâr serinliyordu.     
    Serpilmeye başladı bir yağmur ince ince.
    Son yokuş noktasından düzlüğe çevrilince     
    Nihayetsiz bir ova ağarttı benzimizi.
    Yollar bir şerit gibi ufka bağladı bizi.     
    Gurbet beni muttasıl çekiyordu kendine.
    Yol, hep yol, daima yol... Bitmiyor düzlük yine.     
    Ne civarda bir köy var, ne bir evin hayali,     
    Sonunda ademdir diyor insana yolun hali,     
    Arasıra geçiyor bir atlı, iki yayan.
    Bozuk düzen taşların üstünde tıkırdıyan     
    Tekerlekler yollara bir şeyler anlatıyor,     
    Uzun yollar bu sesten silkinerek yatıyor...     
    Kendimi kaptırarak tekerleğin sesine     
    Uzanmış kalmışım yaylının şiltesine.
 
    Bir sarsıntı... Uyandım uzun süren uykudan;     
    Geçiyordu araba yola benzer bir sudan.
    Karşıda hisar gibi Niğde yükseliyordu,     
    Sağ taraftan çıngırak sesleri geliyordu:
    Ağır ağır önümden geçti deve kervanı,     
    Bir kenarda göründü beldenin viran hanı.     
    Alaca bir karanlık sarmadayken her yeri     
    Atlarımız çözüldü, girdik handan içeri.
    Bir deva bulmak için bağrındaki yaraya     
    Toplanmıştı garipler şimdi kervansaraya.     
    Bir noktada birleşmiş vatanın dört bucağı,
    Gurbet çeken gönüller kuşatmıştı ocağı.
    Bir pırıltı gördü mü gözler hemen dalıyor,     
    Göğüsler çekilerek nefesler daralıyor.
    Şişesi is bağlamış bir lambanın ışığı     
    Her yüzü çiziyordu bir hüzün kırışığı.
    Gitgide birer ayet gibi derinleştiler     
    Yüzlerdeki çizgiler, gözlerdeki cizgiler...     
    Yatağımın yanında esmer bir duvar vardı,     
    Üstünde yazılarla hatlar karışmışlardı;     
    Fani bir iz bırakmış burda yatmışsa kimler,     
    Aygın baygın maniler, açık saçık resimler...     
    Uykuya varmak için bu hazin günde, erken,     
    Kapanmayan gözlerim duvarlarda gezerken     
    Birdenbire kıpkızıl birkaç satırla yandı;     
    Bu dört mısra değil, sanki dört damla kandı.
    Ben garip çizgilere uğraşırken başbaşa     
    Raslamıştım duvarda bir şair arkadaşa;     
    "On yıl var ayrıyım Kınadağı'ndan     
      Baba ocağından yar kucağından     
      Bir çiçek dermeden sevgi bağından     
      Huduttan hududa atılmışım ben"     
    Altında da bir tarih: Sekiz mart otuz yedi...
    Gözüm imza yerinde başka ad görmedi.     
    Artık bahtın açıktır, uzun etme, arkadaş!
    Ne hudut kaldı bugün, ne askerlik, ne savaş;     
    Araya gitti diye içlenme baharına,     
    Huduttan götürdüğün şan yetişir yârına!...

    Ertesi gün başladı gün doğmadan yolculuk,
    Soğuk bir mart sabahı... Buz tutuyor her soluk.
    Ufku tutuşturmadan fecrin ilk alevleri     
    Arkamızda kalıyor şehrin kenar evleri.
    Bulutların ardında gün yanmadan sönüyor,     
    Höyükler bir dağ gibi uzaktan görünüyor...     
    Yanımızdan geçiyor ağır ağır kervanlar,     
    Bir derebeyi gibi kurulmuş eski hanlar.
    Biz bu sonsuz yollarda varıyoruz, gitgide,     
    İki dağ ortasında boğulan bir geçide.
    Sıkı bir poyraz beni titretirken içimden     
    Geçidi atlayınca şaşırdım sevincimden:
    Ardımda kalan yerler anlaşırken baharla,     
    Önümüzdeki arazi örtülü şimdi karla.
    Bu geçit sanki yazdan kışı ayırıyordu,
    Burada son fırtına son dalı kırıyordu...
    Yaylımız tüketirken yolları aynı hızla,
    Savrulmaya başladı karlar etrafımızda.
    Karlar etrafı beyaz bir karanlığa gömdü;     
    Kar değil, gökyüzünden yağan beyaz ölümdü...     
    Gönlümde can verirken köye varmak emeli     
    Arabacı haykırdı "İşte Araplıbeli!"     
    Tanrı yardımcı olsun gayrı yolda kalana     
    Biz menzile vararak atları çektik hana.     

    Bizden evvel buraya inen üç dört arkadaş     
    Kurmuştular tutuşan ocağa karşı bağdaş.
    Çıtırdayan çalılar dört cana can katıyor,
    Kimi haydut, kimi kurt masalı anlatıyor...
    Gözlerime çökerken ağır uyku sisleri,
    Çiçekliyor duvarı ocağın akisleri.
    Bu akisle duvarda çizgiler beliriyor,
    Kalbime ateş gibi şu satırlar giriyor;
    "Gönlümü çekse de yârin hayali     
      Aşmaya kudretim yetmez cibali     
      Yolcuyum bir kuru yaprak misali     
      Rüzgârın önüne katılmışım ben"     
    Sabahleyin gökyüzü parlak, ufuk açıktı,
    Güneşli bir havada yaylımız yola çıktı...
    Bu gurbetten gurbete giden yolun üstünde     
    Ben üç mevsim değişmiş görüyordum üç günde.
    Uzun bir yolculuktan sonra İncesu'daydık,
    Bir handa, yorgun argın, tatlı bir uykudaydık.
    Gün doğarken bir ölüm rüyasıyla uyandım,
    Başucumda gördüğüm şu satırlarla yandım!
    "Garibim namıma Kerem diyorlar     
      Aslı'mı el almış haram diyorlar     
      Hastayım derdime verem diyorlar     
      Maraşlı Şeyhoğlu Satılmış'ım ben"     
    Bir kitabe kokusu duyuluyor yazında,
    Korkarım, yaya kaldın bu gurbet çıkmazında.
    Ey Maraşlı Şeyhoğlu, evliyalar adağı!
    Bahtına lanet olsun aşmadınsa bu dağı!
    Az değildir, varmadan senin gibi yurduna,
    Post verenler yabanın hayduduna kurduna!..
    Arabamız tutarken Erciyes'in yolunu:
    "Hancı dedim, bildin mi Maraşlı Şeyhoğlu'nu?"
    Gözleri uzun uzun burkuldu kaldı bende,
    Dedi:     
           "Hana sağ indi, ölü çıktı geçende!"
    Yaşaran gözlerimde her şey artık değişti,
    Bizim garip Şeyhoğlu buradan geçmemişti...     
    Gönlümü Maraşlı'nın yaktı kara haberi.     

    Aradan yıllar geçti işte o günden beri     
    Ne zaman yolda bir han rastlasam irkilirim,     
    Çünkü sizde gizlenen dertleri ben bilirim.
    Ey köyleri hududa bağlayan yaşlı yollar,
    Dönmeyen yolculara ağlayan yaslı yollar!
    Ey garip çizgilerle dolu han duvarları,
    Ey hanların gönlümü sızlatan duvarları!..     



Faruk Nafiz ÇAMLIBEL

Yorum (3) Yorum yaz!

KURUCUOVA

16/9/2006 ·

Yorum (2) Yorum yaz!

kaldırım mühendisleri alınmasın

13/9/2006 ·

KALDIRIMLAR

 

 

Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında;
Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.

Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık;
Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
İn cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık.
Biri benim, biri de serseri kaldırımlar.

İçimde damla damla bir korku birikiyor;
Sanıyorum, her sokak başını kesmiş devler...
Üstüme camlarını, hep simsiyah, dikiyor;
Gözüne mil çekilmiş bir ama gibi evler.

Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi;
Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
Kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi;
Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.

Bana düşmez can vermek, yumuşak bir kucakta;
Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum!
Aman, sabah olmasın, bu karanlık sokakta;
Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum!

Ben gideyim, yol gitsin, ben gideyim, yol gitsin;
İki yanımdan aksın, bir sel gibi fenerler.
Tak, tak, ayak sesimi aç köpekler işitsin;
Yolumun zafer takı, gölgeden taş kemerler.

Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim;
Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları!
Islak bir yorgan gibi, sımsıkı bürüneyim;
Örtün, üstüme örtün, serin karanlıkları.

Uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya;
Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.
Dalıp, sokaklar kadar esrarlı bir kuyuya,
Ölse, kaldırımların kara sevdalı eşi..

NECİP FAZIL KISAKÜREK

 

Yorum (4) Yorum yaz!